ERKEĞİN DÜZENLİ OLARAK ÇALIŞMAMASI BOŞANMA SEBEBİDİR.

ERKEĞİN DÜZENLİ OLARAK ÇALIŞMAMASI EVLİLİK BİRLİĞİ GÖREVLERİNİN YERİNE GETİRİLMEMESİ HALİDİR VE BOŞANMA SEBEBİDİR.

Türk Medeni Kanunu m.185 uyarınca, eşler, evlilik birliğinin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler. Bu madde çerçevesinde eşlerin çalışarak evlilik birliğine katkıda bulunmaları da beklenmektedir.

Yine Türk Medeni Kanunun 166. maddesine göre; “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.”

Yargıtay 2. H. D. 09.05.2017 T. ve 2016/338E. 2017/5636K. sayılı kararında, erkeğin düzenli olarak çalışmaması sebebiyle evlilik birliği görevlerini yerine getirmediğine kanaat getirmiştir. Bu halde de eşler arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizliğin mevcut ve sabit olduğuna karar vermiştir. Diğer eşin kendisine karşı dava açmasında haklı olduğuna ve bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile boşanma davasının reddedilmesinin doğru olmadığına hükmetmiştir.

 

YARGITAY

2.HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2016/338

Karar Numarası: 2017/5636

Karar Tarihi: 09.05.2017

 

ORTAK HAYATI TEMELİNDEN SARSACAK DERECEDE VE BİRLİĞİN DEVAMINA İMKÂN VERMEYECEK NİTELİKTE BİR GEÇİMSİZLİĞİN OLMASI Erkeğin Düzenli Olarak Çalışmadığı – Birlik Görevlerini Yerine Getirmediği – Taraflar Arasında Ortak Hayatı Temelinden Sarsacak Derecede ve Birliğin Devamına İmkân Vermeyecek Nitelikte Bir Geçimsizliğin Mevcut ve Sabit Olduğu – Boşanmaya Karar Verilmesi Gerektiği

Özeti: Erkeğin düzenli olarak çalışmadığı, birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilmesi gerekmektedir.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı erkeğin düzenli olarak çalışmadığı, birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.